Gençliğin, doğası gereği zorluk çekmesi mi gerekiyor? Her senenin sınavı, en zor sorular bize denk geldi dedirten derecede. İşleyişin ne raddeye geleceğini ben ve parkta oynayan çocuklar olarak tahmin edemezdik sanırsam.
Onlarca televizyon kanalı, sosyal medya haber profilleri, kişisel hesap paylaşımları ve bunların tüketilecek içerikleri. Tonlarca kaza videosu, sokakta tetikçiler tarafından öldürülen insanlar, kaza kurşununa giden bebekler, ne sebeple olduğu fark etmeksizin öldürülen kadınlar, hakkını arayan öğrenciler ve vatandaşlar, hakkını aradığı için dövülen öğrenciler ve vatandaşlar, yüzlerce suçları olmasına rağmen serbest salınan suçlular, iktidarı eleştirdiği için günlerce tutuklu kalan insanlar ve bütün bunlara nerdeyse alışmış bir halk. Çizmek, yazmak, şarkı söylemek, içmek, düşünmek, yürümek gibi birçok temel fiil, anlaşılamayan nedenlerden dolayı geçici süreliğine askıya alınmış. Ve ben yasaklanmayan şekilde düşünürken fark ettim ki bütün bunlar beni umutsuzluğa sürüklüyor. Ama neyse ki bugün RTÜK Üst Kurulunun İzleme ve Değerlendirme Uzmanları tarafından yapılan analizler sonucunda bir karar alınmış ve artık karamsarlığa sürükleyen içeriklere müsamaha gösterilmeyeceği belirtilmiş.
Neler olacağını yine tahmin edemesem de sonrasında, ülkedeki tiyatro talebinin fiyatlardan dolayı azaldığı bu zamanlarda hükümetin Keynesyen bir ekonomi takip ederek bedavadan “-mış” gibi yapmasını takdire layık buldum! Özellikle bu tarz devlet tiyatrolarında, ucuza oyun izlemek kesinlikle artmalı. Zaten bu konuda RTÜK Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarının bir fikri vardır eminim. “Eleştiri elbette demokrasinin vazgeçilmez unsurudur.” tarzında açıklamalardan sonra bekliyorum ki ilkokul ders müfredatına eleştiri dersi de eklenecektir.
Değinmeden geçemeyeceğim bir konu olarak, şu sıralar yanlışlıkla düşündüğüm bir şey var: Geçiştirmecilik. Son senelerin zor konularından birisi olduğunu düşünmek isterdim ancak eski çıkmış sorulara baktığımda da yıllardır üzerimizde olan bir geçiştirmecilik hakimiyeti görüyorum. Ne zaman birileri, üstüne düşünerek karşısına çıkan soruyu çözecek bilemiyorum. Yıllardır memleket soruları çalınıyor… Bir tarafta, evrimin basamaklarını aceleyle, ikişerli üçerli çıkıp nereye gittiğini bilmeyenler. Bir tarafta atanamayanlar.
Peki biz (atanamayanlar), sınavı anayasayla mı çalışarak geçelim, yoksa anaparayla mı geçinip geçelim?